Türk savunma sanayisinin küresel başarılarına bir yenisi daha eklendi. Birleşmiş Milletler Konvansiyonel Silahlar Sicili (UNROCA) verilerine göre Çekya, Türkiye’den ROKETSAN üretimi KHAN balistik füze sisteminden 2 adet tedarik etti. Bu hamle, KHAN sisteminin NATO üyesi ülkeler arasındaki pazar payını ve teknolojik gücünü tescilleyen stratejik bir gelişme olarak değerlendiriliyor.
BORA’dan KHAN’a: İhracat başarısı
Türk Silahlı Kuvvetleri envanterinde “BORA” ismiyle görev yapan sistemin ihracat versiyonu olan KHAN, daha önce Endonezya’nın tercihiyle uluslararası pazara giriş yapmıştı. Çekya’nın bu alımıyla birlikte sistemin kullanıcı ağı genişlerken, Türk balistik füze teknolojisinin yüksek hassasiyeti ve operasyonel etkinliği bir kez daha uluslararası alanda kabul görmüş oldu.
280 kilometre menzil ve nokta atışı
KHAN, yüksek vuruş gücü ve isabet hassasiyeti ile modern harp sahasının kritik bir vurucu gücü konumunda. ROKETSAN tarafından paylaşılan teknik detaylara göre sistemin öne çıkan özellikleri şöyle:
- Etkili Menzil: 280 kilometre gibi stratejik bir menzile sahip olan füze, derinlikteki hedefleri yüksek isabetle vurabiliyor.
- Hassasiyet: 10 metrenin altında dairesel hata olasılığı (CEP) ile nokta atışı kabiliyeti sunuyor.
- Teknik Donanım: 7,1 metre uzunluğunda ve 610 mm çapında olan füze, elektronik karıştırmaya karşı yüksek dayanıklılığa sahip güdüm sistemiyle donatıldı.
Stratejik hedeflere karşı “kalkan” değil “kılıç”
KHAN balistik füze sistemi, düşman sahasındaki hava savunma unsurları, radar merkezleri, komuta-kontrol tesisleri ve lojistik toplanma alanları gibi yüksek değerli stratejik hedefleri imha etmek üzere tasarlandı. 8×8 taktik tekerlekli araçlar üzerinden ateşlenebilen sistem, yüksek hareket kabiliyeti sayesinde “vur-kaç” taktikleri için ideal bir platform sunuyor.
Savunmada yeni dönem: NATO’ya Türk dokunuşu
Çekya gibi bir Avrupa Birliği ve NATO ülkesinin, Türk savunma sanayisi ürünü bir balistik füze sistemini tercih etmesi, Türkiye’nin bu alandaki “stratejik özerklik” hedeflerinin ve teknolojik kapasitesinin geldiği noktayı gözler önüne seriyor. UNROCA kayıtlarına yansıyan bu tedarik, Türkiye’nin füze sistemleri alanındaki ihracat hacminin önümüzdeki dönemde daha da artabileceğine dair güçlü bir sinyal olarak görülüyor.

