ASELSAN'ın Çelik Kubbe'si İHA sürülerine geçit vermedi
Gündem

ASELSAN’ın Çelik Kubbe’si İHA sürülerine geçit vermedi

Türk savunma sanayisinin küresel markası ASELSAN, modern harp sahasının en sinsi tehdidi olan mini ve mikro insansız hava araçlarına (İHA) karşı geliştirdiği “ÇELİKKUBBE” konseptinin gücünü dünyaya kanıtladı. Ankara Gölbek Test Merkezi’nde 19 farklı ülkeden gelen heyetlerin katılımıyla gerçekleştirilen canlı atışlı testlerde, ASELSAN’ın geliştirdiği katmanlı hava savunma sistemleri tam not aldı.

3 farklı senaryo, tek sonuç: Tam isabet

Gerçek harp sahası koşullarının simüle edildiği tatbikatta, sürü halinde yaklaşan dronlara karşı koordineli bir savunma kalkanı oluşturuldu. Senaryo gereği, AURA 200G radar ünitesine sahip İHTAR sistemi, tehditleri erken aşamada tespit ederek takibe başladı.

Sürü halindeki İHA’ların belirlenmesinin ardından sistemler arasında kurulan veri ağı üzerinden tehditler, fiziksel imha birimlerine atandı. İHTAR’ın sağladığı hassas veriler doğrultusunda GÖKBERK Lazer Silah Sistemi ve EJDERHA Yüksek Güçlü Elektromanyetik Sistemi, hedefleri saniyeler içinde etkisiz hale getirerek imha görevini başarıyla tamamladı.

Katmanlı savunmanın üç ana aktörü

ASELSAN’ın geliştirdiği DRONEDEF karşı tedbir setinin en kritik bileşenleri olan bu sistemler, farklı yöntemlerle yüksek koruma sağlıyor:

  • İHTAR (Yapay Zeka Destekli Tespit): AESA radar teknolojisi ve gelişmiş görüntü işleme algoritmalarıyla donatılan İHTAR, tehditleri henüz başlangıç aşamasında tespit edip teşhis ederek savunmanın ilk aşamasını oluşturuyor.
  • EJDERHA (Elektromanyetik Etkisizleştirme): Yönlendirilmiş enerji teknolojisi kullanan sistem, hedef İHA’ların elektronik devrelerini güçlü elektromanyetik dalgalarla kalıcı olarak bozuyor.
  • GÖKBERK (Lazerle Fiziksel İmha): Katmanlı savunmanın en kritik parçalarından biri olan GÖKBERK, lazer silahıyla İHA’ları doğrudan hedef alarak fiziksel imha gerçekleştiriyor.

“ÇELİKKUBBE” operasyonel farkındalığı artırıyor

ASELSAN’ın geliştirdiği bu sistemler, sadece bireysel bir savunma aracı değil; birbirleriyle haberleşen, veriyi anlık paylaşan ve hedefi en uygun sistemle imha etme yeteneğine sahip bir ağ yapısı sunuyor. Özellikle şehir ve kırsal alanlarda, sürü İHA saldırılarına karşı sunduğu bu bütüncül yaklaşım, Türkiye’nin hava savunma mimarisindeki “ÇELİKKUBBE” vizyonunun ne kadar sağlam temellere oturduğunu gözler önüne seriyor.

Bu başarılı test süreci, Türkiye’nin düşük maliyetli İHA tehditlerine karşı yürüttüğü savunma stratejisinde, yüksek teknoloji odaklı çözümlerle nasıl bir oyun değiştirici olduğunu bir kez daha kanıtlamış oldu.