ABD Ordusu, Hint-Pasifik bölgesindeki operasyonel etkinliğini artırmak ve modern savaş sahasının karmaşık gereksinimlerine yanıt vermek amacıyla stratejik bir yapısal değişikliğe giderek “7. Piyade Tümeni Çok Alanlı Komuta-Pasifik” (7th ID MDC-PAC) birimini resmen kurdu. Washington Eyaleti’ndeki Joint Base Lewis-McChord üssünde düzenlenen törenle, 7. Piyade Tümeni ile 1. Çok Alanlı Görev Gücü (MDTF) birleştirilerek tek bir çatı altında toplandı.
Bu yeniden yapılanma, geleneksel kara manevra kuvvetlerini siber, uzay, elektronik harp, istihbarat ve otonom sistemlerle tek bir karargah altında birleştirerek bölgedeki Amerikan askeri varlığını “çok alanlı” bir güç merkezine dönüştürmeyi hedefliyor. Yaklaşık 12.000 askerin görev yapacağı bu yeni oluşum, Pasifik bölgesindeki ortak ve çok uluslu tatbikatların merkez üssü haline gelecek.
Tek merkezden çok alanlı yönetim
7. Piyade Tümeni Çok Alanlı Komuta-Pasifik birimi, sadece kara savaşına odaklanmak yerine savaş sahasındaki dijital ve fiziksel tüm boyutları aynı anda yönetebilecek. Birim bünyesinde; iki Stryker piyade tugayı, bir muharebe havacılık tugayı ve 1. Çok Alanlı Görev Gücü’nden devralınan beş tabur yer almaya devam edecek.
7. Piyade Tümeni MDC-PAC Komutan Yardımcısı Albay Charles Kean, bu birleşmeyi bir “son” olarak değil, sürekli gelişen savaş doktrinine ayak uydurmak için atılan önemli bir “kilometre taşı” olarak nitelendirdi.
“Çapraz alan” savunma stratejisi
Yeni komuta yapısının merkezinde “Çapraz Alan İletişim Katmanı” (Cross Domain Contact Layer) stratejisi yer alıyor. Bu konsept; kara, hava, deniz, uzay ve siber uzaydaki tüm sensörlerin, insansız sistemlerin, hassas vuruş silahlarının ve dijital ağların birbirine bağlanmasını sağlıyor. Bu sayede komutanların karar alma süreçlerinin hızlandırılması ve dağınık operasyonların merkezi bir uyumla yönetilmesi hedefleniyor.
“Düşmanı sürekli risk altında tutacağız”
7. Piyade Tümeni MDC-PAC Komutanı Tümgeneral Bernard Harrington, birimin yeni yeteneklerine vurgu yaparak şunları söyledi:
“Tümenimiz artık insansız su üstü platformları, uzun menzilli tek yönlü saldırı dronları ve fırlatılabilir mühimmatlar gibi modern yetenekleri kullanacak. Yayın yapan her radarı, veri ileten her düğümü ve komuta eden her karargahı, ortaklarımız ve müttefiklerimizle birlikte sürekli olarak risk altında tutmayı amaçlıyoruz.”
Bu yeni oluşumla ABD Ordusu, Hint-Pasifik bölgesindeki caydırıcılığını artırırken, rakiplerine karşı bilgi ve hız üstünlüğünü dijital ağlar üzerinden korumayı planlıyor.

