Modern savaş alanlarında artan düşman gözetlemesi ve yoğun bombardıman, mürettebatlı araçların ön hatlara ulaşmasını her geçen gün daha tehlikeli hale getiriyor. Bu sorunu aşmayı hedefleyen ABD ordusu, “son taktik mil” olarak adlandırılan ve çatışmanın en sıcak olduğu bölge ile destek birimleri arasındaki kritik mesafeyi kat edebilecek otonom bir platform arayışına girdi. Geliştirilecek insansız kara aracının, hem ikmal faaliyetlerinde hem de yaralı askerlerin ateş hattından tahliyesinde kullanılması planlanıyor.
Savaş alanında hızlı dönüşüm kabiliyeti
Ordunun yayımladığı gereksinim listesine göre, yeni nesil aracın modüler bir yapıya sahip olması ve sahadaki operatörler tarafından görev ihtiyacına göre hızla yeniden yapılandırılabilmesi gerekiyor. Aracın en kritik görevlerinden biri ise yaralı tahliyesi olacak. Sistem, en az iki yaralı askeri yaralanma noktasından alıp güvenli bir toplama merkezine, yarayı ağırlaştırmayacak bir sarsıntısızlıkta ve tamamen otonom olarak taşıyabilmek zorunda.
Teknolojik donanım ve gizlilik ön planda
Yeni robotik platformun sadece düz yollarda değil, her türlü arazi koşulunda ve GPS sinyalinin bulunmadığı ortamlarda dahi yolunu bulabilmesi hedefleniyor. Ayrıca aracın düşman tarafından tespit edilmesini zorlaştırmak amacıyla düşük görsel ve termal iz bırakması şart koşuluyor. Uzaktan kumanda, görüş hattı ötesi iletişim ve otonom navigasyon gibi özellikler, aracın standart donanımları arasında yer alacak.
Mevcut programlar ve Ukrayna örneği
ABD ordusu halihazırda “robotik katır” olarak da bilinen S-MET (Küçük Çok Amaçlı Ekipman Taşıma) programı üzerinde çalışmalarını sürdürüyor. Mevcut versiyonu yaklaşık 450 kilogram yük taşıyabilen S-MET’in kapasitesinin iki katına çıkarılması hedefleniyor. Öte yandan, Ukrayna’nın devam eden savaşta düşük maliyetli insansız kara araçlarını lojistik riskleri azaltmak amacıyla yaygın ve etkin bir şekilde kullanması, bu teknolojilerin küresel ölçekteki önemini bir kez daha ortaya koyuyor.

