Milli Savunma Bakanlığı (MSB), 2025 yılının son haftalık basın bilgilendirme toplantısında, Türkiye ile ABD arasındaki en kritik dosyalardan biri olan F-35 tedariki ve CAATSA (ABD’nin Hasımlarıyla Yaptırımlar Yoluyla Mücadele Etme Yasası) yaptırımlarına ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Bakanlık kaynakları, yaptırımların kaldırılmasının iki NATO müttefiki arasındaki savunma sanayii iş birliğini yeniden en üst seviyeye taşıyacağını vurguladı.
Bakanlık Sözcüsü tarafından yapılan açıklamada, “CAATSA yaptırımlarının kaldırılması durumunda ABD ile savunma sanayii iş birliğinin ivmesinin artacağını değerlendiriyoruz. Söz konusu yaptırımların kaldırılması ve F-35 tedariki konusunda çalışmalar kararlılıkla devam etmektedir,” ifadeleri kullanıldı. Bu açıklama, Ankara’nın F-35 programına geri dönüş konusundaki stratejik niyetini bir kez daha teyit etti.
Müzakerelerde “Trump Dönemi” Beklentisi
2025 yılı boyunca süren teknik ve diplomatik temaslarda, ABD’de göreve başlayan yeni Trump yönetimi ile birlikte yaptırımlar konusunda bir “yumuşama” ve “çözüm arayışı” süreci gözlemleniyor:
-
Çalışma Grupları Devrede: Bakan Yaşar Güler’in daha önce belirttiği üzere, CAATSA yaptırımlarının hukuki ve teknik boyutlarını aşmak için her iki ülkeden uzmanların yer aldığı özel çalışma grupları mesai harcıyor.
-
Senato Girişimi: ABD Başkanı Trump’ın, CAATSA yaptırımlarının kaldırılması için Kongre ve Senato nezdinde belirli girişimlerde bulunduğu ve konunun çözümü için niyet beyan ettiği ifade ediliyor.
-
S-400 Düğümü: Müzakerelerdeki en büyük teknik engel olan S-400 hava savunma sistemi konusunda Türkiye, egemenlik haklarından ödün vermeden NATO güvenliğiyle uyumlu modeller üzerinde görüşmelere devam ediyor.
Savunma Sanayiinde Yeni Sayfa
MSB, yaptırımların kaldırılmasını sadece F-35 tedariki olarak değil, motor teknolojilerinden mühimmat entegrasyonuna kadar geniş bir yelpazede “iş birliği ivmesi” olarak görüyor. F-16 Blok 70 tedarik sürecindeki olumlu havanın, F-35 dosyasına da sirayet etmesi bekleniyor.
Yunanistan ve İsrail’in ABD Kongresi üzerindeki lobi faaliyetlerine rağmen Ankara, “iki büyük müttefik arasında yaptırım olmamalı” prensibiyle süreci yürütmeye devam ediyor. Bakanlık, sürecin olgunlaşması ve somut bir aşamaya gelmesi durumunda detayların kamuoyuyla paylaşılacağını belirtti.

