Türk savunma sanayisine Belçika'dan yakın markaj
Gündem

Türk savunma sanayisine Belçika’dan yakın markaj

Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii (SSB) Başkanı Haluk Görgün, geniş çaplı bir heyetle Türkiye’ye gelen Belçika misyonu ile yürütülen görüşmelerin detaylarını paylaştı. Görgün, Türk savunma sanayisinin artık sadece ürünleriyle değil, birlikte üretim yapmak istenen bir ekosistem olarak küresel ölçekte cazibe merkezi haline geldiğini vurguladı.

Karşılıklı güven ve ortak üretim vizyonu

Belçika heyetinin ziyaretini uzun süredir devam eden temasların bir sonucu olarak nitelendiren Görgün, kalıcı işbirliğinin sağlam bir güven ve ortak kabiliyetle mümkün olacağının altını çizdi. Belçika Savunma Bakanı Theo Francken’in “Türkiye bizden çok ileride, hızlanmamız gerekiyor” sözlerini hatırlatan Görgün, bu ifadelerin Türkiye’nin ulaştığı teknolojik seviyenin dışarıdan net bir şekilde görüldüğünü kanıtladığını belirtti.

Savaşın değişen karakteri ve teknolojik üstünlük

Modern savaş konseptinin hızla değiştiğine dikkat çeken Görgün, yeni nesil çatışma ortamlarında teknolojik bağımsızlığın önemine değindi. İnsansız sistemler, yapay zeka, elektronik harp ve anti-dron teknolojilerinin sahada belirleyici güç olduğunu ifade etti. Türkiye’nin bu dönüşümü çok erken okuduğunu belirten Görgün, BAYKAR, TUSAŞ, ASELSAN, ROKETSAN ve HAVELSAN gibi kurumlarda derin bir mühendislik birikimi ve saha tecrübesi bulunduğunu dile getirdi.

Anlaşmalar somut projelere dönüşüyor

İki ülke arasında imzalanan Niyet Mektubu’nun önemine değinen Görgün, bu belgenin karar vericileri ortak hedeflere yönlendireceğini söyledi. İlişkilerin sadece alım-satım düzeyinde kalmaması gerektiğini savunan Görgün, NATO ihtiyaçlarına yönelik yenilikçi çözümler üretme konusunda güçlü bir zemin oluştuğunu ifade etti. Belçika’nın uzay teknolojileri ve hassas bileşenlerdeki gücü ile Türkiye’nin geniş üretim kapasitesinin entegre edileceğine dikkat çekti.

Jeopolitik pandemi ve yerli güvenlik mimarisi

Dünyanın içinden geçtiği kriz sürecini “jeopolitik pandemi” olarak tanımlayan Görgün, güvenliğin hiçbir zaman dışarıdan ithal edilebilecek bir kavram olmadığını belirtti. Kriz anlarında her ülkenin kendi çözümünü üretmek zorunda kaldığını söyleyen Görgün, Türkiye’nin bu küresel sarsıntılara karşı hazırlıklı olduğunu hatırlattı. Görgün, dost ve müttefik ülkelerle kazan-kazan esasına dayalı, ekosistemleri güçlendiren uzun vadeli ve sonuç odaklı ortaklıklara imza atmayı hedeflediklerini sözlerine ekledi.