ABD ve İran arasında 1979 İslam Devrimi’nden bu yana gerçekleştirilen en üst düzey doğrudan temas olan İslamabad barış görüşmeleri, herhangi bir uzlaşma sağlanamadan sona erdi. Pakistan’ın arabuluculuğunda düzenlenen ve 21 saat süren maraton müzakerelerin ardından, ABD Başkan Yardımcısı ve başmüzakereci J.D. Vance, Tahran yönetiminin nükleer silah hırslarından vazgeçme konusundaki “nihai ve en iyi teklifi” reddettiğini açıkladı. Vance, anlaşmaya varılamamasının İran için çok daha kötü sonuçlar doğuracağını vurgulayarak heyetiyle birlikte ülkeden ayrıldı.
Müzakerelerin kilitlenme noktasını İran’ın nükleer programı ve Hürmüz Boğazı’ndaki kontrolü oluşturdu. ABD heyeti, İran’ın nükleer silah edinmeyeceğine dair kesin ve geri dönülemez bir taahhüt vermesini şart koşarken; İran tarafı, ABD’nin taleplerini “aşırı ve gerçeklerden kopuk” olarak nitelendirdi. İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Galibaf liderliğindeki heyet, İran’ın ulusal çıkarlarını korumak için yapıcı öneriler sunduklarını ancak ABD tarafının güven telkin edemediğini belirtti.
Görüşmelerin çökmesinin hemen ardından ABD Başkanı Donald Trump, sosyal medya platformu üzerinden Hürmüz Boğazı’na yönelik askeri abluka talimatı verdiğini duyurdu. Trump, “Derhal geçerli olmak üzere” ABD Donanması’nın boğaza giriş ve çıkışları engelleyeceğini, ayrıca İran’a geçiş ücreti ödeyen gemilere müdahale edileceğini açıkladı. Bölgedeki enerji sevkiyatını durma noktasına getirme riski taşıyan bu karar, küresel petrol piyasalarında büyük bir dalgalanmaya yol açtı. Ortadoğu’da altı haftadır süren çatışmaların ardından sağlanan kırılgan ateşkesin geleceği ise bu başarısız zirve sonrası belirsizliğini koruyor.

