Türk savunma sanayiinin ateş gücünü hafif ve mobil bir gövdede birleştiren BORAN 105 mm Havadan Taşınabilir Hafif Çekili Obüsü, Makine ve Kimya Endüstrisi (MKE) imzasıyla dünya pazarında fırtınalar estiriyor. Tamamen yerli imkânlarla tasarlanan BORAN, sadece Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) operasyonel gücünü artırmakla kalmıyor, aynı zamanda Asya’dan Avrupa’ya uzanan geniş bir coğrafyada Türkiye’nin mühimmat ve silah sistemleri alanındaki ihracat şampiyonlarından biri olma yolunda ilerliyor.
BORAN, özellikle komando birlikleri ve hızlı müdahale kuvvetleri için geliştirilmiş olup, 1.780 kg ağırlığı sayesinde helikopterlerle harici yük olarak veya uçaklarla her türlü araziye kolayca taşınabilmektedir.
Başarılarla Dolu Kronolojik Yolculuk
BORAN’ın sahadaki başarısı, kısa sürede elde edilen kritik eşiklerle tescillendi:
-
2021 – TSK Envanterine Giriş: Zorlu test aşamalarını başarıyla tamamlayan BORAN, TSK envanterine girerek Mehmetçik’in operasyonel hızını artırdı.
-
2024 – Bangladeş’e İhracat: Türkiye’nin ilk obüs ihracatı olarak tarihe geçen bu adımda, Bangladeş ordusu için üretilen sistemlerin teslimatı gerçekleştirildi.
-
2025 – Malezya Performansı: Malezya’da düzenlenen demo atışlarında BORAN, sadece 46 saniyede 12 atışgerçekleştirerek hem hızı hem de hassasiyetiyle izleyenleri hayran bıraktı.
-
2025 – Avrupa’da İlk Durak: Kuzey Makedonya’ya yapılan teslimatla birlikte BORAN, ilk kez bir Avrupa ve NATO ülkesinin envanterine girerek kıtadaki varlığını kanıtladı.
Teknolojik Üstünlük ve Ateş Gücü
BORAN’ı rakiplerinden ayıran en büyük özellik, bünyesinde barındırdığı Atış Kontrol Sistemi (AKS) ve dijital entegrasyondur. Gece ve gündüz her türlü hava koşulunda görev yapabilen obüs, GPS ve lazer mesafe ölçerleri sayesinde ilk atışta tam isabet sağlayabiliyor. 17 kilometrenin üzerindeki menzili ve düşük bakım ihtiyacıyla, özellikle engebeli ve dağlık bölgelerde düzenlenen operasyonların “vazgeçilmez” unsuru haline gelmiş durumda.
MKE yetkilileri, BORAN için birçok Güney Amerika ve Orta Doğu ülkesiyle de görüşmelerin devam ettiğini belirterek, sistemin önümüzdeki yıllarda global bir marka haline geleceğini vurguluyor.

