Kuzey Kore lideri Kim Jong Un, Pyongyang’da düzenlenen ve stratejik kararların alındığı İşçi Partisi 9. Kongresi‘nin kapanışında dünya gündemine oturan açıklamalarda bulundu. Kim, ABD Başkanı Donald Trump yönetimine seslenerek; Washington’un “düşmanca politikalarından” vazgeçmesi ve Kuzey Kore’nin anayasasında yer alan “nükleer güç statüsüne” saygı göstermesi durumunda iki ülke arasında normalleşme ve iyi ilişkiler kurulabileceğini ifade etti. Ancak Kim, nükleer silahlardan arınma (denükleerizasyon) ihtimalini kesin bir dille reddederek nükleer programın “kalıcı ve geri döndürülemez” olduğunu vurguladı.
Şubat 2026 itibarıyla yapılan bu açıklama, nükleer diplomasi için açık bir kapı bıraksa da Pyongyang’ın savunma kapasitesini artırma konusundaki kararlılığını da gözler önüne serdi. Kim Jong Un, nükleer caydırıcılığı artırmak amacıyla daha fazla nükleer silah üretileceğini ve bu silahların kullanım kapasitesinin geliştirileceğini duyurdu. Özellikle denizden fırlatılan uzun menzilli balistik füzeler, yapay zeka destekli insansız sistemler ve taktik nükleer mühimmatlar; Kuzey Kore’nin önümüzdeki beş yıllık askeri modernizasyon planının merkezinde yer alıyor.
Diplomatik analistler, Kim’in bu mesajının Trump’ın önümüzdeki ay Çin’e yapacağı ziyaret öncesinde bir “pazarlık çıtası” belirleme girişimi olduğunu değerlendiriyor. Kim, Güney Kore’yi “en düşman devlet” ilan ederek Seul ile köprüleri tamamen atarken, Washington ile bağımsız bir diyalog yürütmek istediğinin sinyalini verdi. Kongre kapanışında gerçekleştirilen askeri geçit töreninde ise kıtalararası balistik füzeler yerine bu kez daha çok konvansiyonel ve taktik sistemlerin sergilenmesi, Pyongyang’ın “kontrollü gerilim” stratejisi izlediği şeklinde yorumlandı. Kuzey Kore lideri konuşmasını, “Barışçıl bir arada yaşama veya kalıcı çatışma; seçim bizim değil, ABD’nin tavrına bağlıdır,” diyerek noktaladı.

