Ukrayna, Rusya’nın geniş çaplı işgalinin başladığı günden bu yana uyguladığı savaş dönemi silah ihracatı kısıtlamalarını ilk kez kaldırdı. Ülkenin savunma sanayisi, yerel ihtiyaçların çok ötesine geçen bir üretim kapasitesine ulaşarak stratejik bir dönüm noktasına imza attı.
Savunma Bakanı Mykhailo Fedorov, “Drone Deal” girişimi kapsamındaki ortak ülkelerin, Ukraynalı yerli üreticilerden doğrudan teknoloji ve silah tedarik etmelerine olanak tanıyan yeni bir şeffaf mekanizmanın hayata geçirildiğini açıkladı. Mevcut durumda 15’i NATO üyesi olmak üzere toplam 27 ülke bu çerçeve içerisinde yer alıyor.
İhracatın detayları ve “Drone Deal” kriterleri
Yeni uygulama ile hayata geçirilen ihracat kuralları, hem teknolojik hem de operasyonel güvenlik önlemleriyle dikkat çekiyor:
-
Sınır ve Onay Süreci: İhracatı onaylanan askeri sistemlerin değeri en az 335.000 dolar olarak belirlendi ve başvurular için standart 30 günlük bir inceleme süreci getirildi.
-
Güvenlik Koruması: Dışişleri Bakanlığı onaylı alıcı ülkeler listesini yönetirken, Savunma Bakanlığı hangi ekipmanların ihracata kapalı tutulacağını belirleyecek.
-
Yeniden İhracat Yasağı: Ukrayna teknolojisinin Kyiv’in yazılı izni olmadan üçüncü taraflara transferi veya yeniden ihracı kesinlikle yasaklandı.
-
Ekonomik Katkı: Ukrayna teknolojisiyle üretilen ürünleri üçüncü ülkelere satan devletler, ürün değerinin yüzde 20’sini Ukrayna devlet bütçesine aktarmakla yükümlü kılındı.
Kapasite artışı ve stratejik büyüme
Ukrayna’nın savunma üretim kapasitesi, savaşın dördüncü yılında yaklaşık 35 kat artış göstererek 1 milyar dolardan 35 milyar dolara yükseldi. Geçen yıl yerel sözleşmeler bu kapasitenin yalnızca üçte birini kapsarken, 2026 yılı için üretim hedefi 55 milyar dolara ulaştı.
Bakan Fedorov, hedeflerinin yerli üreticilerin savunma kuvvetlerine sağlanan önceliği kaybetmeden üretimlerini ölçeklendirmeleri, yeni pazarlar açmaları ve uluslararası yatırımları çekmeleri olduğunu belirtti. İhracatın, yerel talebin absorbe edemediği bu büyüme potansiyelini kullanarak savunma sanayisini finanse etmesi ve üreticilerin kapasitelerini daha da geliştirmesi hedefleniyor.
Bununla birlikte, ihracat sürecinde “öncelik” kuralı korunmaya devam ediyor: Hükümet, cephede ihtiyaç duyulan ekipmanların sevkiyatını bloklama yetkisini elinde tutuyor ve üreticiler ancak devlet savunma sözleşmelerini karşıladıktan sonra dış siparişleri yerine getirebiliyor.



