Savunma sanayii devi Northrop Grumman, ABD Hava Kuvvetleri’nin yaşlanan Minuteman III nükleer silah sistemlerinin yerini alacak olan Sentinel kıtalararası balistik füze programındaki çalışmalarını hızlandırmak amacıyla önemli bir adım attı. Şirket, Utah eyaletinin Roy şehrindeki kampüsünde yeni bir tesisin temelini attığını duyurdu.
Sentinel programı için stratejik genişleme
“Legacy Building” (Miras Binası) adı verilen yeni yapı, Northrop Grumman’ın mevcut Roy İnovasyon Merkezi’ne eklenerek kampüsü toplamda 100 bin metrekareyi aşan altı binaya ulaştıracak. Bu tesis, sadece Sentinel projesine odaklanmakla kalmayacak, aynı zamanda tamamlandığında diğer havacılık ve savunma projelerine de ev sahipliği yapacak.
İstihdam ve üretim gücü
Bu yılın yaz aylarında başlayan inşaat sürecinin 2028 yılında tamamlanması planlanıyor. Yeni tesisin devreye girmesiyle birlikte yüzlerce nitelikli istihdam alanı yaratılması bekleniyor. Northrop Grumman, halihazırda Utah’ta 11 binden fazla, Sentinel programı genelinde ise ülke çapında yaklaşık 5 bin personelle çalışmalarını sürdürüyor.
Ulusal güvenlik ve ekonomik yatırım
Northrop Grumman, Utah’taki bu genişlemenin şirketin son beş yılda altyapı, araştırma ve geliştirme alanına yaptığı 13,5 milyar dolarlık devasa yatırımın bir parçası olduğunu vurguluyor. Bu yatırımın 2 milyar dolarlık kısmı, Sentinel programı başta olmak üzere stratejik caydırıcılık ve uzay fırlatma sistemlerinde kullanılan katı roket motoru üretimini artırmaya ayrıldı.
Northrop Grumman Savunma Sistemleri Başkanı Ben Davies, Utah’ın stratejik konumu ve yetenekli iş gücüne dikkat çekerek şunları ifade etti: “Utah’ın dünya standartlarındaki yetenek havuzu, Hill Hava Kuvvetleri Üssü’ne olan stratejik yakınlığı ve destekleyici toplumu, Sentinel ve diğer kritik görevlerin genişletilmesi için burayı ideal bir yuva haline getiriyor. Bu proje, ulusal güvenliğe ve yerel refaha olan yatırımımızı pekiştirirken, savunma görevlerine onlarca yıl destek sağlamaya devam edecek.”
Sentinel programının on yılın sonuna kadar başlangıç operasyonel kabiliyetine ulaşması hedefleniyor. Bu yeni tesis, ABD’nin nükleer caydırıcılık stratejisinin modernizasyonu için atılan en somut lojistik ve üretim adımlarından biri olarak öne çıkıyor.



