İran ile yaşanan çatışma sürecinde, ABD askeri personelinin mobil telefonları üzerinden takip edildiği iddiaları gündeme bomba gibi düştü. Financial Times’ın aktardığı rapora göre, Şubat ayında ABD ve İsrail’in İran’a yönelik gerçekleştirdiği saldırılar öncesinde ve sonrasında devam eden süreçte, bölgedeki Amerikan askeri personeli ve yüklenici firmalar, telekomünikasyon altyapıları ile ticari lokasyon verileri kullanılarak izlendi.
Dijital izleme ve istihbarat riski
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), Nisan ayında yaptığı açıklamalarda, rakiplerin ABD personelini gözetlemek veya hedef almak için ticari olarak erişilebilir konum verilerini istismar etmeye çalıştığına dair tehdit raporları aldıklarını doğrulamıştı. Financial Times, bu dijital gözetlemenin doğrudan spesifik saldırılara katkıda bulunup bulunmadığının tespiti için daha derinlemesine bir inceleme gerektiğini belirtiyor. Güvenlik uzmanları ise bu tür takibin, insanlı gözetleme ve sosyal medya faaliyetleri gibi diğer istihbarat kaynaklarıyla birleştirildiğini ifade ediyor.
Kullanılan yöntemler: SS7 ve reklam ekosistemi
Raporda, izleme faaliyetlerinin iki ana yöntem üzerine kurulduğu vurgulanıyor:
-
SS7 Protokolü: Mobil operatörlerin uluslararası dolaşım (roaming) trafiğini yönetmek için kullandığı ve on yıllardır bilinen bir protokol olan SS7’deki açıklar kullanıldı. Bu protokoldeki zafiyetler, meşru ağ erişimine sahip kişi veya kurumların, hedeflenen cihazların yaklaşık konumunu elde etmesine olanak tanıyor. Körfez bölgesindeki ağların, son aylarda belirli cihazlara yönelik SS7 konum taleplerini blokladığı bildiriliyor.
-
Ticari Reklam Verileri: İkinci ve daha yaygın yöntem ise mobil reklamcılık ekosistemi. Akıllı telefonlardaki reklam kimlikleri (advertising identifiers) ile ilişkili konum bilgileri analiz edilerek cihazların bulunduğu yer tahmin edilebiliyor. Yetkililer, İran bağlantılı aktörlerin bu yöntemle Irak’ın Kürdistan bölgesinde ABD hükümet personelinin kaldığı otelleri tespit ettiğini düşünüyor.
Askeri personel için büyüyen veri tehdidi
ABD istihbarat topluluğu, ticari konum verilerinin oluşturduğu risklerle on yıldan uzun süredir mücadele ediyor. 2024 sonlarında elde edilen bir örnek veri seti, Almanya’daki 11 milyon cihaza ait 3,6 milyar lokasyon kaydının sızdığını ortaya koymuştu. Bu veriler arasında, ABD ordusunun Wiesbaden’daki merkezinden Büchel Hava Üssü’ne kadar 11 farklı askeri tesise giren 12.313 cihazın bilgisi bulunuyordu.
Duke Üniversitesi’nin 2023 yılında gerçekleştirdiği ve West Point Askeri Akademisi tarafından finanse edilen bir çalışma ise durumun vahametini gözler önüne seriyor. Araştırmacılar, veri brokerlerinden aktif görevdeki personel ve ailelerine ait isim, adres, sağlık ve finansal bilgileri kişi başı 12 cent gibi çok düşük maliyetlerle satın alabildiklerini raporlamıştı. Modern harp sahasında askeri personelin kullandığı kişisel cihazların, stratejik birer güvenlik açığına dönüştüğü gerçeği, savunma stratejilerinin yeniden gözden geçirilmesini zorunlu kılıyor.



