ABD Deniz Harp Akademisi (NPS), savunma sanayii tarihindeki en geniş kapsamlı ileri üretim denemelerinden birini gerçekleştirmeye hazırlanıyor. RIMPAC 2026 tatbikatı sırasında yürütülecek bu girişim, dağıtık bir üretim ağının askeri operasyonlar sırasında geleneksel tedarik zincirlerine olan bağımlılığı nasıl azaltabileceğini test etmeyi hedefliyor.
Lojistik zincirinde 3D devrim
Geleneksel tedarik hatlarının yavaş ve kesintiye uğramaya açık olduğu gerçeğinden hareketle geliştirilen bu proje, yedek parçaların operasyonel kuvvetlere çok daha yakın bir noktada üretilip teslim edilmesini sağlıyor. RIMPAC 2026 tatbikatında yer alacak 35 ülke, 40 yüzey gemisi, beş denizaltı ve 25.000’den fazla personel, bu devasa teknolojik deneyimin bir parçası olacak.
NPS tarafından yapılan açıklamada, bu gösterimin bireysel üretim teknolojilerinin ötesine geçerek; talepleri alan, üretime en yakın yetkili tesise atayan ve parçaları doğrudan birliklere ulaştıran dijital bir üretim ağını değerlendirdiği belirtiliyor.
JAMS ile dijital komuta kontrol
Bu girişimin kalbinde, üretim taleplerini yönetmek, birden fazla tesis arasında iş dağılımı yapmak ve parçaları üretimden teslimata kadar takip etmek için tasarlanmış dijital bir platform olan “Ortak İleri Üretim Sistemi” (JAMS) yer alıyor.
RIMPAC 2026, eklemeli imalat (3D üretim), yapay zeka ve otonom sistemlerin tek bir operasyonel iş akışına entegre edildiği ilk tatbikat olma özelliğini taşıyor. JAMS platformu, dört farklı savaş gemisine kurulu metal eklemeli imalat sistemlerini birbirine bağlayarak, gemilerin sadece kendi ihtiyaçları için değil, diğer gemiler ve karadaki kuvvetler için de parça üretebilmesine olanak tanıyacak.
Denizde üretim ve otonom transfer
Tatbikat kapsamında gerçekleştirilecek olan testler, saha koşullarının laboratuvar ortamından ne kadar farklı olduğunu gözler önüne sermeyi amaçlıyor:
-
Deniz üzerinde metal tozu üretimi: Araştırmacılar, bir Kanada savaş gemisinde metal tozu üretimini test edecek ve bu malzemeyi denizde parça üretimi için kullanacak.
-
Otonom lojistik: Otonom yüzey araçları, 3D baskı yöntemiyle üretilen parçaları gemiler arasında taşıyacak.
-
İHA platformları: Hem seyir sırasında gemilerde hem de Hawaii’deki tesislerde üretilen dron platformları, insansız hava araçlarına karşı savunma deneylerinde kullanılacak.
Bu tatbikat, çok uluslu koordinasyon ve lojistik zorlukların yaşandığı “çekişmeli lojistik” ortamında, denizde üretim kabiliyetinin ne kadar sürdürülebilir olduğunu belirlemek için kritik bir sınav niteliği taşıyor. Başarıya ulaşması durumunda, ABD ve müttefik donanmalarının operasyonel esnekliğinin ciddi oranda artması bekleniyor.



